Bilal Erdoğan, Üstad Kadir Mısıroğlu Yad Sempozyumu’ ziyaret etti! Kadir Mısıroğlu’nu andı: Allah razı olsun

Mısıroğlu’nun kurucusu olduğu Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı’nda gerçekleştirilen sempozyum öncesinde tarihçinin kabri başında Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi. Vakıf Başkanı Yusuf Cevahir, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, vakfın kuruluşuna, çalışmalarına ve vakıf binasının restorasyonuna ilişkin bilgi vererek, bu süreçlerde emeği geçenlere teşekkür etti. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Abdulrahman Acer, “Kadir Mısıroğlu Düşünce Dünyası ve Eserlerinde Tasavvuf’un İn’ikası” başlıklı sunumunda Mısıroğlu’nun tasavvufi yolculuğuna ve bu yolculuğun eserlerindeki tezahürüne değindi. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mehmet Önder, Kadir Mısıroğlu’nun hikaye romanları üzerinden kurmacayı kullanarak tarih anlattığını ifade etti. İstanbul Ticaret Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Cafer Talha Şeker de bir tarihçi bakış açısıyla Kadir Mısıroğlu’nun Musul tezini devlet arşivleri üzerinden değerlendirdi.
ÖNE ÇIKAN VİDEO “Osmanlı tarihi bilinmeden dünya tarihi yazılamaz”
Gazeteci ve yazar Yusuf Kaplan, “Kadir Mısıroğlu Tarihte Ne Yaptı?” başlıklı konuşmasında Mısıroğlu’nun belge arşivine ve belgeler üzerinden yaptığı tarihçiliğe değindi. Kadir Mısıroğlu tarihçiliğinin araştırılması için vakfın bir enstitüye dönüşmesi gerektiğine işaret eden Kaplan, “Yaklaşık 70 ülkenin tarihi Osmanlı tarihi yazılamadan, yazılamaz. Halil İnalcık ‘Osmanlı tarihi bilinmeden dünya tarihi yazılamaz.’ dedi. Dünya tarihinin yazıldığı coğrafyayı biz bir şekilde şekillendirdik. Dolayısıyla uluslararası bir enstitü kurulmalı.” dedi. Kadir Mısıroğlu’nun cesaretli olduğunu vurgulayan Kaplan, “Ben Kadir Mısıroğlu’nun önümüzdeki süreçte giderek daha fazla keşfedileceğini görüyorum. İnsanların zihinlerine pranga vurulmuş durumda, bu yüzden Kadir Mısıroğlu’nun bu kadar haykırmasını yadırgamamak lazım. Kadir Mısıroğlu’nun bu kadar güçlü ve gür bir sedayla konuşmasının sebebi tarihe hepimizden daha iyi vakıf olmasıdır. İmanının da güçlü olmasının sebebi aynı zamanda dışarıyı da iyi tanımış olmasıdır.” değerlendirmesini yaptı. Fark etmenin ve farkındalığının önemine değinen Kaplan, “Biz tarihi, kendi tarihimizi, kendi tarihe bakma biçimlerini öğrenebilirsek, kavrayabilirsek ve ardından yazabilirsek. Tarihin nasıl yapılması gerektiğini öğrenir ve tarihi yapmaya başlarız. Çok net söylüyorum tarihi yazamazsanız tarihi yapamazsınız.” şeklinde konuştu.
“Bir nesle damgasını vurdu”
Programın kapanışında konuşan Bilal Erdoğan ise Kadir Mısıroğlu’nun mücadeleci kimliğine dikkati çekerek, “Zaman zaman kendisine ‘Bu kadar uğraştığına değdi mi?’ diye sorduğumuzda verdiği cevaplarla da hakikaten emeklerinin zayi olmadığını anlıyoruz. Nicelerinin hala kitaplarını okuyup, videolarını seyredip takip etmelerinden biliyoruz. Bir nesle damgasını vurdu. Allah razı olsun, böyle mücadele insanları olmayınca bu fikirleri kitlelere, yeni nesillere aktarmak mümkün olmuyor.” ifadelerini kullandı. Bir medeniyet kurarken kültür birikiminin önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, adanmış insanların ve adanmış gönüllerin bulunmasının zor olduğunu, varlık kompleksini aşıp kendine tutkuyla bağlanacağı davalar arayan bireyler yetiştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Kadir Mısıroğlu kimdir?
Kadir Mısıroğlu, 24 Ocak 1933 tarihinde Trabzon’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Akçaabat’ta tamamladıktan sonra lise öğrenimini Trabzon şehrinde tamamladı. Ardından 1954 senesinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitime başladı. Öğrencilik zamanlarında birçok öğrenci yurdu açıp çalıştırdı. Henüz hukuk fakültesinde eğitim gördüğü zamanlarda dahi hukuktan çok tarihe ilgi duyan Mısıroğlu, Türkiye’nin yakın tarihi ile ilgili araştırmalar yapmaya başladı. Aynı yıllarda Toprak dergisinde yazı yazdı. 1964 senesinde ilk eseri olan “Lozan Zafer mi Hezimet mi?” kitabının ilk cildini yayınladı. Aynı sene Sebil Yayınevi’ni kurdu. 1970 senesinde genişletilmiş ikinci kitabı 5816 sayılı kanuna muhalefet gerekçesiyle toplattırıldı. Hakkında dava açılan Mısıroğlu, 1974 genel affı sayesinde ceza almamıştır. 1970 senesinin Ocak ayında, Millî Türk Talebe Birliği’nde Harf Devrimi ile alakalı verdiği bir konferansı dava bahane edilerek, hakkında Eskişehir Örfi İdare Mahkemesi’nce mahkûmiyet kararı verildi. Daha sonra 1976 yılının başından itibaren İslami bir dergi olan Sebil dergisini çıkarmaya başladı. Bu dergideki birtakım yazılarından dolayı kısa bir müddet sonra hakkında 163. maddeye istinaden sayısız dava açıldı. 1977 Türkiye Genel Seçimlerinde Milli Selamet Partisi’nden Trabzon milletvekili adayı oldu. Listede ikinci sıraya konan Mısıroğlu, milletvekili seçilemedi. 1978 senesinde MSP Genel İdare Kurulu’na seçildi. 12 Eylül darbesi ile MSP Genel İdare Kurulu hakkında tutuklama kararı verilince daha önceki davaları ile bunun birleşmesi daha büyük bir ceza getireceği için yurt dışına gitmek zorunda kaldı. Mısıroğlu, Türkiye’den ayrıldıktan sonra ailesini de Almanya’ya getirtti. 1983 yılı başlarında gazete, radyo ve televizyon anonslarıyla Türkiye’ye dönmeye davet edilen Kadir Mısıroğlu, bu davetlere uymadığı için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarıldı. Bu sebeple Birleşik Krallık’tan siyasi iltica hakkı istedi. Bunun için 7 Eylül 1983 tarihli ve 18158 numaralı kararın yayınlandığı Resmî Gazete’yi göstermesi yeterli oldu. Sonrasında ailesinden kalan gayri menkulleri hazinece haraç-mezat sattırıldı. Ailesiyle Londra’da yaşarken geçimini sağlayacak bir iş kuramadığından bir buçuk yıl sonra mecburen Almanya’ya döndü. 11 yıllık yurt dışı hayatından sonra 1991 senesinde Türkiye’ye geri döndü. Kadir Mısıroğlu, takipçilerinden gelen soruları her Cumartesi başkanlığını yürüttüğü Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı’nda cevaplamaktaydı. Tarihçi yazar Kadir Mısıroğlu bir süredir tedavi gördüğü Acıbadem Altunizade Hastanesinde, 6 Mayıs 2019 tarihinde 86 yaşındayken vefat etti. ESERLERİ Lozan Zafer mi Hezimet mi? Macar İhtilali Yunan Mezalimi Kurtuluş Savaşı’ndaki Sarıklı Mücahidler Amerika’da Zenci Müslümanlık Hareketi Musul Meselesi ve Irak Türkleri Osmanoğulları’nın Dramı Ali Şükrü Bey Bir Mazlum Padişah: Sultan Abdulaziz Bir Mazlum Padişah: Sultan II. Abdulhamid Bir Mazlum Padişah: Sultan Vahidedin Osmanlı tarihi Tarihten Günümüze Ermeni Meselesi ve Zulümler CHP’nin Günah Galerisinden Sayfalar Asrın İhaneti: Paralel Yapı veya F. Gülen Günah Galerisinden Sayfalar  

Yorum yapın